ANASAYFA
HABER VİDEO
KALEMMEDYA
FOTO GALERİ
HABERLER
KÜNYE
  GÜNDEM      POLİTİKA      DÜNYA      EKONOMİ      EĞİTİM      SAĞLIK      RÖPORTAJ      YAŞAM      CİNE/MAGAZİN      SANAT      KİTAP      MUTFAK      SPOR   
 
Ana Sayfa > RÖPORTAJ

"DİNLEYİCİNİN ALKIŞI BİZİM GIDAMIZDIR/ SHOW PROGRAMLARI PARA İÇİN ÇOĞALDI"
23 Aralık 2016
Bu haber 1300 kez okundu
Orhan Karakaş'la Haberli Röportajlara konuk olan Ulaş, sorular doğrultusunda, müzik yaşantısını, müziğe bakışını, sahneleri, türkü dünyasını, albümlerini, başarı çizgisini, tv programlarını, show programlarına yaklaşımını, ve daha pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Yıllardır sahnelerde olan Halk Müziği Sanatçısı Haydar Ulaş, Kalem Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Orhan Karakaş'a röportaj verdi.
Orhan Karakaş'la Haberli Röportajlara konuk olan Ulaş, sorular doğrultusunda, müzik yaşantısını, müziğe bakışını, sahneleri, türkü dünyasını, albümlerini, başarı çizgisini, tv programlarını, show programlarına yaklaşımını, ve daha pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.
Haydar Ulaş, sahnelere ilk olarak adımını Kayseri'de attığını belirterek, "1983 Yılında ilk olarak Kayseri’de sahneye adım attım. Neden Kayseri? Çünkü ben o yıllarda Kayseri’de sanayide çalışıyordum. Oranın ortamını kollamaya çalışıyordum. Kendime olan güvenimle kendimi sahne ortamına attım. Gündüz işte çalışıyordum gece de sahne alıyordum. Zaman geçtikçe Kayseri caddelerini gezerken bakıyordum insanlar beni tanımaya başlamışlar. Ve değer veriyorlardı. İnsanlar beni tanıdıkça kendime olan güvenim de katbe kat arttı" dedi.
Ulaş, İstanbul'a geldikten sonra Beyoğlu'ndaki sürecin kendisinin müzik yaşamında önünü açtığını ifade ederek, " Beyoğlu'ndaki Asmalımescit'te Kemalin yeri diye bilinen meyhanede sahne almaya başladım. Girdiğim yarışmadan 40 gün boş gezdikten sonra sahneye başladım. Profesyonel anlamda sahne hayatıma burada başladım diyebilirim. Asmalımescit'te bulunan Kemalin Yeri'nde sahne hayatım 2–3 ay devam etti. Sonra teklifler gelmeye başladı. Adımlarımı teklifleri değerlendire değerlendire attım. Ve Beyoğlu'da isim yaptım. Herkes tanımaya başladı" dedi.
Haydar Ulaş, hedeflerini de anlatarak, " Bundan böyle elbette ki yeni hedeflerimiz vardır. Bir kere müzik bizim hayatımız. Müzikte nokta konmaz. Devam eder gider.
Bu aralar yeni bir albümün çalışmasını yapıyoruz. Belli bir seviyeye geldik artık albümlerimin yönetmenliğini kendim yapıyorum. Ayrıca sadece Adıyaman türkülerinden oluşacak bir cd yapmayı planlıyorum" dedi. Ulaş, Karakaş'ın soruları ışığında şunları söyledi:
HAYDAR ULAŞ KİMDİR?
Her şeyden önce sizlere teşekkür ediyorum. İyi ki böyle duyarlı gazeteci dostlarımız var. Bunun için ben Kalem Medya Grubu’na şahsınızda tüm çalışanlarına ve yazarlarına teşekkür ediyorum.
1964 yılında dünyaya geldim. Adıyaman merkez Yarmakaya köyündenim.
Çocuk yaştan itibaren müziğe ilgili duyan birisiyim. Orta halli bir ailenin 8 erkek çocuktan sondan ikicisiyim. Sahne hayatıma kadar her zaman ekmek için çalışmışlığım oldu. Farklı meslek dalarında uğraş verdim çaba gösterdim.
İLK OLARAK NE ZAMAN VE NEREDE SAHNEYE ADIM ATTINIZ?
1983 Yılında ilk olarak Kayseri’de sahneye adım attım. Neden Kayseri? Çünkü ben o yıllarda Kayseri’de sanayide çalışıyor
dum. Oranın ortamını kollamaya çalışıyordum. Kendime olan güvenimle kendimi sahne ortamına attım. Gündüz işte çalışıyordum gece de sahne alıyordum. Zaman geçtikçe Kayseri caddelerini gezerken bakıyordum insanlar beni tanımaya başlamışlar. Ve değer veriyorlardı. İnsanlar beni tanıdıkça kendime olan güvenim de katbe kat arttı.
Bundan öncesi de var aslında atlatmadan anlatayım. Bilenler bilir, eskiden Adıyaman Kalesi’nde müzik olurdu. Burada da türküler okudum. Zaman zaman müzik sevenlerle buluşuyordum. Tabi ki de burada biraz acemilik dönemim geçti. Orhan Bey sorunuzu şöyle bir yanıt versem daha da yerinde olacaktır. Sahne hayatına ilk adımımı Adıyaman Kalesi’nde attım.
YILLAR SİZİ NERELERE GÖTÜRDÜ? MÜZİK YAŞAMINIZ, SAHNE YAŞAMINIZ NASIL BİR SÜREÇTE İLERLEDİ?
Adıyaman’dan sonra Kayseri, Kayseri’den sonra ise İzmir’e gittim. Beli zaman sonra Ankara’ya döndüm. Bu arada Ankara’da radyo evinin bir yarışma programı vardı. Bu yarışmaya katıldım. Kulakları çınlasın Türk Sanat Müziği Sanatçısı Selçuk Hayva ile biz Kayseri’de tanışmıştık. Bana kardeşim senin güzel bir sesin var, gel seni yarışmaya kaydedeyim dedi. Gittim ama kendimi çok fazla anlatamadım.
ANKARA'DAN SONRA İSTANBUL'A AYAK BASIYORSUNUZ. İSTANBUL'DA MÜZİK SAHNE HAYATINIZ ANLAMINDA NELER YAŞADINIZ? NERELERDE SAHNE ALDINIZ?
Ankara'dan sonra İstanbul'a geldim. İstanbul'da Güneş Gazetesi'nin bir yarışması vardı Maksim Gazinosu'nda. Jüri üyeleri Arif Sağ ve Nida Tüfekçi idi. Bu yarışmada birinci oldum. Ama nasıl bir birinci oldum veya hakkım neydi anlayamadım, anlatmadılar. Nereye gideceğim kime gideceğimi söylemediler. Yol gösteren olmadı. Bir süre bu yarışmanın neticesini beklerken, Beyoğlu'ndaki Asmalımescit'te Kemalin yeri diye bilinen meyhanede sahne almaya başladım. Girdiğim yarışmadan 40 gün boş gezdikten sonra sahneye başladım. Profesyonel anlamda sahne hayatıma burada başladım 
diyebilirim. Asmalımescit'te bulunan Kemalin Yeri'nde sahne hayatım 2–3 ay devam etti. Sonra teklifler gelmeye başladı. Adımlarımı teklifleri değerlendire değerlendire attım. Ve Beyoğlu'da isim yaptım. Herkes tanımaya başladı.
AKADEMİK ANLAMDA MÜZİK EĞİTİMİNİZ VEYA ÖĞRENİMİNİZ OLDU MU?
Beyoğlu'nda sahne alırken, İstanbul TRT'sinde Türkan Özpeker isminde bir hocamız gelir beni dinlerdi. Çok beğenirdi. Bana bir gün dedik Haydarcığım senin sesin kaliteli, senin ders alman gerekir dedi. Bu konuda biraz akademik bilgi almalısın, bu ses boşa gitmemeli dedi. Beni Arif Sağ müzik merkezinde götürdü. İşte o dönem Güler Duman benim sınıf arkadaşımdı. Derken akademik anlamda burada iyi bir eğitim aldım.
İYİ BİR SANATÇI OLMAK, İYİ BİR TÜRKÜ YORUMCUSU OLMAK İÇİN DİLEĞİNİZ OLDU MU HİÇ? ANNE DUASI ALDINIZ MI?
Orhan Bey gerçekten benim için çok kaliteli sorular yöneltiyorsunuz. Bu sorularınız ışığında benim de anılarım hatırıma geliyor. Hemen bu sorunuzun cevabını vereyim.
Memlekette her fakir çocuk gibi ben de kuzu güdemeye gittim. Yani çobanlık yaptım. Uysal bir çocuk olduğum için aile fertleri herkes işini bana yaptırırdı. Ben rahmetlik anneme dedim ki; ben hep siyah yılanlar görüyorum dedim. Bana oğlum at mendilini ne muradın varsa iste dedi. Attım mendilimi ve Allah'tan dilekte bulundum. Dedim ki; Allah'ım beni bir âşık beni bir sanatçı yap dedim. O hevesle, o aşkla, o sevdayla türkülere âşık oldum. Ve bugüne geldim.
SAHNEDE İLK OKUDUĞUNUZ TÜRKÜLER HANGİLERİYDİ?
Sahnede ilk okuduğum türküler "Ağlama yar ağlama" "Bahçede yeşil çınar" türküleriydi. İkisi de Diyarbakır yöresinin türküleridir. Benim sahne yaşamımda sık sık okuduğum türkülerdir.
ESKİNİN YANİ YILLAR ÖNCESİNİN SAHNE GAZİNO HAYATIYLA BUGÜNÜN SAHNE GAZİNO HAYATI ARASINDA NE GİBİ BİR FARK VARDIR? GEREK SİZİN AÇINIZDAN GEREKSE DE DİNLEYİCİLER AÇISINDAN?
Sahne hayatında şöhret olmak yani tanınmak çok çok önemlidir. Sahne gazino hayatında tam şöhret olanlar var bir de bizim gibi şöhretin kapısını aralayanlar var. Sahne gazino hayatı kimi zaman sizi bir çırpıda şöhret yapar kimi zaman bir çırpıda sizin müzik yaşamınızı sonlandırır.
Eskiden gazinolara rağbet daha çoktu. Bugün ise gazinolara rağbet düşüktür. Bunun nedeni ise teknolojinin müzik dünyamıza getirdiği dezavantajlardır. Eskiden gazino hayatı bir kültürdü. Sanatçılarla gelen dinleyiciler arasında çok pozitif bir iletişim vardı. Ve de bir o kadar disiplinli bir iletişimdi. Bugün ise bu noktayı görmek mümkün değildir. Çünkü gazino hayatı olması gereken düzeyde değildir. Eskiden gazinolarda genelde arabesk parçalar çok tutulurdu. Günümüzde ise türküler daha çok tutuluyor. İzleyiciye veya dinleyiciye göre parça seçiminiz şekilleniyor. Bir de günümüzde gazinoların yerini daha çok Türkü Evleri aldı diyebilirim.
MÜZİK YAŞANTIMINIZDA SİZİN İÇİN DERS NİTELİĞİ TAŞIYAN BİR ANINIZ VAR MI?
Bir gün Adana'da işçi olarak çalışıyorum. Akşam mahalle düğünleri olur. Kardeşimle birlikte düğüne gittik. Oradaki müzisyenlerden rica ettik, mikrofonu aldım. Dedim ya o günlerdeki müziğe olan aşkımı, sevdamı anlatamam. Ve Ferdi Tayfur'dan okumaya başladım. Sahne hayatım yok. Acemilik çektim. O an dinleyiciler sahne acemiliğimi fark ettiler. Bunu hiç unutmam. Aslında beni müzik yaşantımda, sahne yaşantımda daha iyiye,  bir hedefe sürükleyen o gün oldu.
Bir anım daha var. Mersin'deyim, genç delikanlıyım. Saçlar uzun, takım elbiseliyim ve havam yerinde. Gidiyorum gazinoların etrafında dolaşıyorum. Ve çaycıyı tavladım. Gazinoya girdim. İçerinin havası müthişti. Kendimi bir anda artist zannettim. Rica ettik, orda da beni sahneye aldılar. Dediler ki ismin nedir? Bende Haydar Altınmeşe dedim. Haydar Altınmeşe'yi aldılar sahneye ben yine Ferdi Tayfur'dan okumaya başladım. Yine okuyamadım. Morardım ve buda benim için bir ders oldu.
BUGÜNE KADAR KAÇ TANE ALBÜM YAPTINIZ?
Bugüne kadar 4 tane profesyonel çalışmayla albüm yaptım. Bunlar "Ay gibi yar" "Ben delikanlıyım" "Neler çektim Ğalo" ve "Çeker giderim".
ALBÜMLERİNİZ İÇİN TÜRKÜ SEÇİMİNİ NASIL BELİRYORSUNUZ? SİZE AİT KAÇ TANE BESTENİZ VAR?
Bir kere kendim belirliyorum. Ama sonrasında anlayan birkaç meslektaşıma ve dinleyicilere sunuyorum. Böylelikle doğru olanı yakalıyorum. Özellikle kendim iyi olduğuna inanıyorsam iyidir diyorum. Parça seçimlerimi böyle belirliyorum.
Bestelerime gelince, bana ait çok bestem yoktur. Yaklaşık olarak 30 tane bestem var diyebilirim.
SANATÇILAR ALKIŞI ÇOK MU SEVER?
Güzel bir noktaya değindiniz. Evet, Orhan Bey sanatçılar sahnede çok alkış ister. Alkış bizim ilham kaynağımızdır. Bizim moral kaynağımızdır. Alkış dinleyicinin sanatçıya olan takdir ifadesidir. Benim gıdam alkıştır. Ben alkol istemem biraz alkış isterim diyorum.
SİZİN BİR HARFANE GRUBUNUZ VAR. BU GRUP NE ZAMAN NASIL KURULDU? BİRAZ ANLATIRMISINIZ?
Adıyamanlılar Vakfı'nda sanatçılarla ilgili bir komisyon var. Bir ara ben de başkanlık yaptım. Arkadaşlar neden bir harfane grubumuz yok dediler. Geliniz bir grup kuralım dedik. Neticede birçok sanatçı arkadaşlarla bir araya geliyoruz. Ve istişareler neticesinde kurduk. Grubumuzda birlikte yola çıktığımız bazı meslektaşlarımız yan çizdiler. Bazıları işi öğrendikten sonra gittiler grup kurdular. Sağlam olarak grubumuzda bendeniz, Yaman, Ramazan Koç ve Kahtalı Mustafa, bunlar solist arkadaşlar. Ve bunun arkasında müzisyen arkadaşlarımız var. Toplamda 12 kişilik bir grubumuz. Grup olarak iyi organizasyonlara katıldık. Güzel paralar da kazandık.
GEÇENLERDE HALK MÜZİĞİ SANATÇISI SELAHATTİN ALPAY İLE BİR RÖPORTAJ YAPMIŞTIM. SELAHATTİN BEY, MÜZİĞİN EVRENSEL OLMADIĞINI SÖYLÜYORDU. SİZ BU GÖRÜŞE KATILIYOR MUSUNUZ?
Nerden baktığınız önemlidir. Dünya gözüyle bakarsınız tabi ki evrensel değildir. Türkiye gözüyle bakarsanız evrenseldir. Türkiye için evrenseldir. Örneğin Kâhtalı Mıçı, herkes tanıyor, evrenseldir. Yozgat sürmelisini İbrahim Tatlıses de okudu başkaları da okudu. Böyle bakarsanız Türkiye için evrenseldir. Görüşüm budur.
GÜNÜMÜZDE EKRANLARDA SHOW PROGRAMLARI BİR HAYLİ FAZLA GÖRÜNÜYOR. TARAFMISINIZ?  İÇERİKLERİ İÇİN NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ? SİZE TEKLİFLER GELİYOR MU?
Bana göre Show programlarını şovmenler yapar. Ama koltukta otur abi hoş geldin abi güle güle, bu Show değildir. Bu anlamda eleştiriyorum. Diksiyon sıfır, müzik adına bilgi birikim sıfır, böyle olunca nasıl iyi bakacağım. Hatta dün birini bir kanalda gördüm. Nasıl oluyor, içerisinde para rol oynuyor. Para insanı değiştirmemelidir. Televizyoncular çok acemi insanlara bile para için program yaptırıyorlar. Show programları para için çoğaldı. Kalite olmalıdır. Kendim de bu tarz programlar yaptım. Ama içi dolu bir şekilde yaptım. Önümüzdeki günlerde yine bu tarz programları yapma durumumuz var. Mesela Kanaltürk'te ilk program yapanlardanım. Sonra ekin tv'de, sonra medya tv'de ve sonra Barış tv'de yaptım. Bütün kanallarda da programımın adını Haydar Ulaş ile Türkü Saati adını koymuştum.
GELDİĞİNİZ NOKTADAN SONRAKİ HEDEFLERİNİZ NELERDİR? YENİ ALBÜMLER OLACAK MI?
Bundan böyle elbette ki yeni hedeflerimiz vardır. Bir kere müzik bizim hayatımız. Müzikte nokta konmaz. Devam eder gider.
Bu aralar yeni bir albümün çalışmasını yapıyoruz. Belli bir seviyeye geldik artık albümlerimin yönetmenliğini kendim yapıyorum. Ayrıca sadece Adıyaman türkülerinden oluşacak bir cd yapmayı planlıyorum.
SANATÇILAR ARASINDA KISKANÇLIK BİRAZ FAZLA MI?
Şöyle başlayım sorunuzun yanıtına. Güzel bir söz vardır Kürtçede ben Türkçeye çevireyim, "Evladım bilmiyor ki bilmiyor, bilse ki bilmiyor o da zaten yapmaz" derler. Şimdi ben niye kıskanayım. Neden sevmeyeyim. Böyle bakmalıyız. Herkeste kıskançlık vardır. Bu insanoğlunun fıtratında böyledir. Ancak bu kıskançlık saygısızlık ve rencide edici boyuta gelmemelidir. İnsan haddini bilmelidir.
RÖPORTAJIMIZIN SONUNA GELDİK. SÖZ SİZDE. SON OLARAK NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Her şeyden önce Orhan Karakaş kardeşim, buralara kadar geldiniz. Bizleri onurlandırıyorsunuz, ayaklarınıza sağlık diyorum. Kalem Medyayı çoktandır takip ediyorum, güzel habercilik yapıyorum. Haberciliğine bir de böyle çok anlamlı röportajlar katıyor. Toplumun farklı katmanlarında farklı meslek dallarında uğraş veren insanlarla röportaj yapmanız çok anlamlıdır. Gerçekten ortaya bir emek konuyor. Dolayısıyla sizleri takdir ediyorum.
Güzel sözlerle kapatalım, dileyen bunu bir şiir olarak da alabilir.
Zaman çok kaygandır. Her şey menfaat olmuş. Bizler buna rağmen değerlerimizi yaşatalım. Allah ülkemize ve milletimize zeval vermesin.
"Dilindeki sırrını, cebindeki paranı, kalbindeki yaranı, kimseye söyleme oğul, aman kimseye söyleme… Dostun söyler dostuna, sahip olmaz ağzına, kurşun sıkar postuna, kimseye güvenme oğul, aman kimseye güvenme… Âlem yavşak olmuş, ikiyüzlü it dolmuş, kavat kavatı bulmuş, kimseye güvenme oğul, aman kimseye güvenme…"
Bu sözler ve duygular ışığında sizlere tekrar teşekkür ediyorum.


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer RÖPORTAJ Haberleri

Başlık Tarih
 
"GEZGİN ORHAN KURAL'I ANLATTI"28 Temmuz 2019
"YAŞARKEN DEĞER BİLİNMELİ"03 Temmuz 2019
Altınşehir'e Lukianos Parkı 14 Temmuz 2018
TÜM DÜNYA BİZİM SEÇİMLE İLGİLENİYOR18 Mayıs 2018
"NEMRUT TURİZMİ CANLANDIRILMALI"22 Şubat 2018
YILANCI: KÂHTA'DA HİZMET HAMLESİ BAŞLATACAĞIM07 Haziran 2018
"BİZ ASLA ETNİK KİMLİK ÜZERİNDEN SİYASET YAPMIYORUZ"15 Ocak 2018
"İL BAŞKANI OLACAKSIN DENİLDİ"05 Aralık 2017
“TÜTÜN KONUSUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÇABA VERİYORUZ”04 Aralık 2017
TÜTÜN AŞIMIZ EKMEĞİMİZDİR YASAKLAMAYIN20 Ekim 2017
SULU TARIM ŞART27 Haziran 2017
İSMAİL TÜRÜT: ÖMRÜM SİYASETTEN ÇEKTİ10 Aralık 2018
"MÜZİK EVRENSEL DEĞİLDİR"08 Haziran 2018
Özel Atak Lisesi Kurucu Müdürü Mustafa Yılmaz: ATAK'TA 7/24 SAAT EĞİTİM28 Şubat 2017
" Avrupa Birliği Ülkelerin İsteği Doğrultuda Makinelerle Üretim Yapıyoruz"27 Şubat 2017
İstanbul Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit: İSTANBUL BAHÇELİEVLER YOĞUN GÖÇ ALDI23 Aralık 2016

NEMRUT DAĞI ANIT MEZARI AÇILSIN MI?

AÇILSIN
AÇILMASIN

Sonuçlar
Foto Galeri
En Çok Okunan
En Çok Yorumlanan
..
KALEMMEDYA VİDEO
KALEMMEDYA VİDEO
ANASAYFA | KALEMMEDYA
CH