KALEM MEDYA
HABERLER
FOTO GALERİ
KÜNYE
SAYFALAR
ANASAYFA
  GÜNDEM      POLİTİKA      DÜNYA      KENT HABERLERİ      EKONOMİ      EĞİTİM      SAĞLIK      RÖPORTAJ      KÜLTÜR/SANAT      KİTAP      SPOR      YAŞAM   
 
Ana Sayfa > RÖPORTAJ

"SAHA MÜCADELESİ ÇOK ÖNEMLİ"
13 Aralık 2020
Dr. Gürsel Arseven'le....
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürsel Arseven'le Covid–19 la ilgili son gelişmeleri konuştuk.
COVID–19 Dünyada ve ülkemizde salgın günlerinde son gelişmeler ve düşünceler nelerdir:
Pandemi yoğunluğu ve can kayıplarının artması nedeniyle neredeyse çalışmaların hepsinde tüm fazlar eş zamanlı başlatılarak devam etmektedir’’
Neredeyse 1. Yılını dolduran küresel salgında su ana dek 60 milyonu geçen vaka sayısında 1,5 milyon can kaybı yaşandı. Toplumumuzun bağışıklık oranının halen %2,5-3'lerde olduğu değerlendirilirken, artık 2. ve 3. dalga önlemleri düşünülmeye başlandı. Salgınla mücadelede başarılı olduk diyebilmek için dünyada ve ülkemizde toplam bağışıklık oranının en az % 60'lara çıkması hedefi var. Bu rakamlara ulaşırken de sağlık sistemlerinin çökmemesi daha yoğun can kayıplarının oluşmaması için geliştirilen aşı ve ilaç çalışmalarında epeyce yol alındı ve artık rutin uygulama safhalarına geçiliyor.  Enfeksiyonu geçirenlerin uzun süreli bağışıklık geliştiremediği ve 2. Ve 3. Kez covid -19 enfeksiyonuna yakalananların olduğu, aşılanan bireylerin antikor oluşmasına rağmen bulaştırıcı olabilecekleri rapor ediliyor. Bu durumda doğal enfeksiyonu geçirmekle bile uzun ve kalıcı antikor düzeylerine ulaşılamazken aşının sağlayacağı bağışıklığın süresi hakkında kesin değerlendirme yapılamamakta. Bütün bunlar ve hastalığın günümüzdeki durumu,  diğer viral enfeksiyonlardan ayırıcı tanısı, Covid 19 antijen ve antikor tanı testleri ve şu an için tek gerçekçi çözümümüz olan maske, mesafe ve hijyen konularında gelin kısa değerlendirmeler yapalım.
Ü.K: Covid–19 mevsimsel grip ve diğer hastalıklardan nasıl ayır edilebilir?
Dr. G.A: Yaz aylarında sıklıkla açık havada olunması ve artan sıcaklıklar nedeniyle vaka sayılarında nispi azalmalar oluşsa da, sonbaharın gelişi, kapalı ortamlar, soğuk ve toplumda gelişen yorgunlukla tehlikenin tam önemsenmemesi sonucu vakalar hızla tüm dünyada artmaya başladı. Bu durum normalde görülen mevsimsel enfeksiyonlarla covid- 19 un sıkça karışmasına, paniğe,  hastanelere ve sağlık kuruluşlarına ciddi yüklenmeye neden oldu.
—Covid -19 enfeksiyonu ve diğer mevsimsel hastalıklar belirtileri açısından çoğu kez benzer şikâyetlere yol açmakta. Bu durum ayırıcı tanı ve tedavi süreçlerini olumsuz etkilediğinden, genellikle kesin tanıya ulaşmada radyografik yöntemler (BT ) , kan ve sürüntü testleri zorunlu hale gelmekte. Covid- 19 enfeksiyonu çoğu kez kuru bir seyir gösterip;  inatçı öksürük ve ateş, giderek artan baş ağrısı, nefes darlığı, siddetli halsizlik ile seyrediyor. Bu şikâyetler olduğunda zaman kaybetmeden sağlık kurumuyla iletişime geçmek veya Alo 184 hattını vaka yoğunluğu nedeniyle bazen ısrarla aramak gerekmekte. Burun veya boğazdan alınan sürüntü örneklerinde ya da BT de tipik lekelenmeler görüldüğünde tedavi başlanmakta. Sağlık ekipleri tarafından hastalığın erken döneminde kullanıldığında daha etkili olduğu düşünülerek 5 günlük antiviral tedavi ( Favipiravir ) başlanarak, farklı risk gruplarında değişik dozlar önerilebilmektedir. RT-PCR testi pozitif olanlar 10 gün, onlarla yakın temaslı olarak değerlendirilenler ise ev / sağlık kurumunda 14 günlük izolasyona tabi tutulmakta.
Ü.K: Hangi koşullarda test yaptırılması gerekir?
Dr. G.A: Boğaz ağrısı, kırgınlık, kas ve eklem ağrısı, gibi spesifik olmayan her belirtide  test yaptırmak önerilmemekte  şikayetlerin  yukarıda bahsedildiği üzere daha inatçı hale gelmesi ve olası bir  covid- 19 vakası ile  temas hikayesi  var ise sürüntü testi denilen burun  içi ve   boğaza ucu pamuklu bir çubuk  dokundurularak alınan  örneklerde, RT-PCR yöntemiyle   virüse ait parçacıklar ve  RNA dizileri  aranmakta, saptanırsa pozitif, tespit edilemeyenler ise  negatif olarak değerlendirilmektedir. Vakaların çoğunluğu virüsü aldıktan sonraki ilk 5 gün içinde  (ortalama 5–10 gün )  kuluçka dönemini tamamlayarak belirti vermeye başlamakta, 4- 21 gün arasında viral antijen pozitif olarak testlerde saptanabilmektedir. Hastalığa karşı oluşan hızlı antikor düzeyi (IgM)  yaklaşık 10 günden itibaren oluşup kanda saptanabilir hale gelmekte ve yaklaşık 2 hafta süreyle testlerde saptanabilmektedir. geç antikor denilen  (IgG ) tipi antikorlar ise enfeksiyon etkeninin vücuda girişini takiben yaklaşık 3. haftada oluşmaya başlayarak daha uzun süreler  ( henüz yeterli veri olmamakla birlikte 3–6 ay)  kan örneklerinde pozitif saptanabilmektedir. Geç tip antikorların kalıcılığı ile alakalı uzun dönem testleri zaman içinde daha net anlaşılır olacaktır. Ülkemizde covid -19 pozitif vakalar genellikle 2 haftalık izolasyon dönemi sonunda, gerektiğinde test tekrarı yapılarak normal hayata dönmelerine izin verilmektedir. Şüpheli bir vakada kuvvetli klinik belirtiler olmasına rağmen sürüntü örneğinde çalışılan RT- PCR testleri, yetersiz örnek alımı, geç viremi vb değişik sebeplerle negatif   (-) çıkmışsa en geç 5–7 gün içinde testin tekrarı önerilebilir.    
Ü.K: Covid–19 un tedavisi ve süreci konusunda neler yapılıyor?
Dr. G.A: Dünyada ve ülkemizde Covid- 19 hastalarının oldukça önemli bölümü yeterli şartları taşıdığı takdirde evlerinde izolasyona tabi tutularak iyileşme süreleri, tamamlanmaktadır. Eşlik eden kronik hastalıkları olanlar, bağışıklık sistemini baskılayan tedavi sürecindeki hastalar ve  65 yaş üstü  düşkün  hastalarda tedavinin   sağlık kuruluşlarına yatırılarak yapılması gerekebilmektedir.  Sağlık kuruluşlarında uygulanan tedavilerde akciğer tutulumu ve solunum sıkıntısının seviyesi, bağışıklık sisteminin yanıtı, eşlik eden organ hasarlarına bağlı olarak - oksijen titrasyonu ve saturasyona- göre en iyi yatış pozisyon tesbit edilerek oksijen desteği takip   -antiviral ilaçlar  - hidroksiklorokin   - kortizon - anti agregan tedavi- kolşisin-  antisitokin tedavisi -plazmaferez - immun plazma vb değişik alternatifler uygulayan merkezlerin protokollerinde aralarında bazı ilaçlara itirazlar olabilse de yer almaktadır.
Ü.K-Ülkemizde covid-19’un,Toplum bağışıklığı ve aşı süreci hangi aşamadadır?
Toplum bağışıklığı yönünden en önemli koruyucu tedavi  aşı uygulamalarıdır.
Dr.G.A-Covid- 19 a  yönelik aşı çalışmaları salgının yayılımı ile 2019  yılının  ilkbahar ayları itibariyle  başlamış  olup  , bu alandaki deneysel ve klinik çalışmalar olağanüstü  bir hızla devam etmektedir. Çoğunlukla zaman alan ve birbirini takip eden süreçlerde planlanan aşı hazırlık süreçleri 10 yılı bulabilen sürelerde tamamlanabilmesine rağmen, pandemi yoğunluğu ve can kayıplarının artması nedeniyle neredeyse çalışmaların hepsinde tüm fazlar eş zamanlı başlatılarak devam etmektedir. Burada yine aynı aileye mensup coronavirüs enfeksiyonları olan SARS ve MERS salgınlarında başlanmış fakat tam bir başarıya ulaşmamış çalışmaların varlığı ve deneysel tecrübeleri covid–19 aşı çalışmalarına temel teşkil etmiş ve birçok aşı çalışması bu zeminde daha hızlı yol alabilmiştir.
—Halen dünyada aşı konusunda 160 civarında çalışma olup. Bunların 36 tanesi klinik çalışma aşamasına geçmiştir. Bazı çalışmalarda klinik fazlar bitmemesine ve bilimsel yayın ve tebliğler yapılmamasına rağmen uygulamalar başlamıştır.  2021 yılı içinde tüm üretici firmaların iyimser tahminlerle 4.3 milyar aşı üretim tahmin ve taahhütleri olup bunun 4.1 milyar dozu toplam 196 ülke içinden sadece 4 tanesi tarafından rezerve edilmiş durumdadır. Bu durumda kış aylarında dünya genelinde ciddi bir aşı yetersizliği ve beraberinde adil olmayan bir dağılım tablosu oluşabilecektir. Amerika'da 10 Aralık'ta, FDA tarafından sunumu yapılan aşılara ait onay kararının açıklanması beklenmekte, halen sevkiyatları üretici firmalar tarafından yapılmakta olan aşıların muhtemel onayı müteakip uygulanması planlanmaktadır.
—Üzerinde çalışılan ve uygulama aşamalarına gelmiş veya çok yakın aşılar üretim teknik özelliklerine bakılarak; eski ve yeni teknolojiyi kullananlar olarak 2 ana grupta incelenebilir.  Eski tip aşı tekniğiyle yapılan çalışmalar da  hangi hastalık hedefleniyorsa ona ait mikrorganizmaların  ölü, zayıflatılmış  ya da inaktif biçimleri bazı kimyasallar kullanılarak   hazırlanmakta ve çoğaltılarak etkilerinin yükseltilmesi amacıyla "adjuvan "denen çoğu kez aluminyum tuzlarından oluşan güçlendiriciler  eklenmektedir. Bunlar bazı zararlı etkilerine rağmen uzun yıllardır kullanılan başarılarını kanıtlamış çiçek gibi bazı örneklerde hastalıkların hayatımızdan tamamen çıkmasını sağlayabilmiş aşılardır. Üretimeleri uzun süre alan ve yüksek maliyetli aşılardır.   Yeni tip aşı tekniği ile yapılan çalışmalarda ise mikrorganizmaların kendisi kullanılmamakta, yapay RNA / DNA sekansları kullanılarak hedeflenen hastalığın mikrobuna ait parçacıkların kişinin kendi vücut hücreleri tarafından üretilmesi hedeflenmektedir. Bu teknikle üretilen aşılar daha kısa sürede yüksek miktarlarda hızlı ve düşük maliyetlerde üretime sunulabilecektir. Eski tip aşılarda adjuvan kullanımına bağlı yan etkiler mevcut olabilirken. yeni tip aşıların da vücudun kendi hücrelerini hedef hücre haline getirmesi ve olası oto- ımmun problemler potansiyel olarak tartışılmaktadır. Temelde hangi tip aşı kullanılırsa kullanılsın en önemli mesele, aşının tüm dünyada  zengin ve fakir ülke farkından etkilenmeden senkronize zamanlı  eşit ve adilce uygulanabilmesidir. Çocuk felci ve kızamık gibi hastalıklarda olduğu üzere dünyanın sosyo ekonomik düzeyi geri olan bölglerde  (Nijerya , Afganistab vb ) yaygın kullanılamaması nedeniyle ciddi azalmasına rağmen  halen sporadik vakalar görülebilmesi bu eşit   ve adil aşılama  uygulamanın yapılamamış olmasıdır.
— Ülkemizde kamu ve vakıf üniversitelerinin öncülüğünde özel kuruluşların desteğiyle değişik aşı çalışmaları mevcut olup 1 tanesinde klınık faz 1 çalışması başlamış diğerinde de kısa sürede başlatılacağı ifade edilmiştir. Bu aşıların ortak özelliği eski tip klasik aşı çalışmaları tekniğine sahip olmalarıdır. Birinde farklı olarak m.o ınaktivasyonunda kimyasal madde yerine gamma ışınları kullanılmıştır. ve bu aşı dğerlerinden farklı olarak ıntra dermal cilt içi uygulama biçiminde tasarlanmaktadır. Bu çalışmalar dışında ülkemizde devam eden yeni tip aşı çalışmaları da mevcuttur. Yeni tip aşıların 2 uygulama dozu  (hatırlatma dozu)  halinde aralıklı yapılması ve 2. asıdan iki hafta sonra koruyucu düzeylerin elde edileceği ve dağıtım aşamasında  - 70 derecelik bir soğuk zincir gerekliliği ve uygulama noktalarına varmasından itibaren 5 günlük sürede aşıların kullanılması tespiti yapılmaktadır.
—Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından Avrupa ve Çin menşeli aşı uygulamalarının aralık ayı içinde başlatılarak, 2021 yılı içerisinde toplamda 50 milyon doza ulaşılması hedefi konulmuştur. Bu durum ilk etapda önümüzdeki yıl dâhil olmak üzere yaklaşık 25 milyon kişinin aşılanacağı anlamına gelmektedir.  Başlangıç aşamasında da sağlık çalışanları gibi mesleki risk grupları hedeflenmektedir.
Ü.K: Sonuç olarak covid–19 ile ilgili aşı ve ilaç çalışmalarında alınan önlemler ne kadar yararlı olacaktır?
Dr. G.A: Sonuç olarak salgınla mücadele, hasta tedavi edilerek hastanelerde değil, sahada alınan tedbirle kazanılabilir. Dünya üzerinde bu yaygınlığa ulaşmış covid–19 gibi bir virüs enfeksiyonunun kendiliğinden kaybolmasının beklenmesi bilimsel düşünceye aykırıdır. Tabi ki antiviral ajanlar, spray şeklinde kullanılabilecek interferon içerikli, ileri evre tedavi uygulamaları (Deksametazon, antikor kokteylleri vs) birçok ilaç kullanılarak yenileri üretilecektir. Asıl önlem covid- 19 salgının dünyamızda aynen çiçek hastalığı gibi eradike edilebilmesi son dönemde geliştirilen ve yüksek düzeyde antikor etkinliği sağladığı bildirilen eski /yeni/ kombine teknikli aşılar sayesinde mümkün olabilecektir. Aslında aşı geliştirme safhalarının son fazından sonra etkinliği değerlendirme için gereken değerlendirme aşamasının 2 yıldan, 2 aya çekilmiş olması ve sadece birkaç aşının 2 aylık son değerlendirme süreleri henüz dolmaya, WHO ve ülkelerin onay makamlarına sunulmasını takiben dünya genelinde yaygın ve etkin kullanılamaya başlamasının 2021 mart ve nisan aylarına denk geleceğinin anlaşılması nedeniyle, sağlık sistemlerinin kapasite aşımı yaşayarak binlerce önlenebilir vakanın kaybedilmemesi, ayrıca bu nedenle rutin tedavi süreçleri aksamaya başlayan kronik hastalar ve bekleyen operasyonlara bağlı olumsuzlukların daha da artmaması için  maske, mesafe, hijyen gibi önlemlere ilaveten radikal  önlemlerin  alınması gereken safhaya geldiğimizi. Aralık ay itibariyle zorlu süreçlerin yaşanabileceğini dikkate almalıyız. Anlaşılan o ki “insan sağlığı önlemlerinin “ tüm dünyanın öncelikli politikaları arasında olmamasının sonuçlarını, tüm dünya olarak yaşamaktayız.
Haber / Röportaj: Ümit KARAMAN



Yorum Yapın

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer RÖPORTAJ Haberleri

Başlık Tarih
 
KARADAĞ: SPOR, SAĞLIK DEMEK01 Ekim 2021
"BİZ YERİMİZDE SAYDIK"30 Ağustos 2021
LAURENTIUS YAYIN HAYATINA BAŞLADI27 Temmuz 2021
"Sevginin Olmadığı Yerde Müzik Olmaz"19 Mayıs 2021
"ETİK GAZETECİLİK YAPILMALI"03 Mayıs 2021
KEMENÇE VE MÜZİK27 Nisan 2021
KALBİMİZ VE DAMARLARIMIZ27 Nisan 2021
DÜNYA MARKASI YOLUNDA EMEK VERİYORUZ14 Nisan 2021
BOZKURT: YARARLI İŞLER YAPMALIYIZ06 Mart 2021
ÖZÇELİK: MATEMATİK İLE MÜZİK İÇ İÇEDİR01 Mart 2021
"ZENGİNLİKLERİMİZ VAR"28 Şubat 2021
"BİR ÇOK ALANDA SIKINTILAR YAŞADIK"15 Ocak 2021
"GERGER GERİ KALMIŞTIR"14 Ocak 2021
KARLI:HERKESE GÖREV DÜŞÜYOR05 Ocak 2021
AV. DOĞAN: TESPİT VAR ÇÖZÜM YOK10 Aralık 2020
"BİLGİÇ: YAPISAL DEĞİŞİMLER OLMADAN..."07 Aralık 2020
"KAHRAMANLARI ÖDÜLLENDİRMELİYİZ"30 Eylül 2020
SON GÜN 30 EYLÜL21 Eylül 2020
"KORONAVİRÜSLE MÜCADELEDE BAŞARILIYIZ"21 Eylül 2020
ALTYAPI ÇOK ÖNEMLİ15 Ağustos 2020
"DENGESİZLİK DOĞACAK"25 Temmuz 2020
"AMAÇ BAROLARIN SESİNİ KESMEK"25 Temmuz 2020
"ÜRETİM VE TEKNOLOJİ ÖNEM KAZANDI"22 Temmuz 2020
AŞAMAYACAĞIMIZ BİR ENGEL YOKTUR13 Şubat 2020
"PİŞMAN OLACAĞIM BİR İŞE GİRMEM"06 Şubat 2020
ÖNCE İŞ06 Şubat 2020
EĞİTİME ÖNEM VERMELİYİZ05 Şubat 2020
"DEMOKRASİYE İHTİYAÇ VAR"06 Şubat 2020
"TANITIMDA BAŞARAMADIK"25 Ocak 2020
"KÜLTÜR VE TURİZM OLMALIDIR"25 Ocak 2020
"YANLIŞLARDAN DÖNÜN"05 Şubat 2020
TURİSTİK KÖY ESKİ KÂHTA'DAN BAŞLAYAN...10 Aralık 2019
"2020'DE ERKEN SEÇİM OLABİLİR"14 Kasım 2019
"GEZGİN ORHAN KURAL'I ANLATTI"28 Temmuz 2019
"YAŞARKEN DEĞER BİLİNMELİ"03 Temmuz 2019
Altınşehir'e Lukianos Parkı 14 Temmuz 2018
TÜM DÜNYA BİZİM SEÇİMLE İLGİLENİYOR18 Mayıs 2018
"NEMRUT TURİZMİ CANLANDIRILMALI"22 Şubat 2018
YILANCI: KÂHTA'DA HİZMET HAMLESİ BAŞLATACAĞIM07 Haziran 2018
"BİZ ASLA ETNİK KİMLİK ÜZERİNDEN SİYASET YAPMIYORUZ"15 Ocak 2018
"İL BAŞKANI OLACAKSIN DENİLDİ"05 Aralık 2017
“TÜTÜN KONUSUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÇABA VERİYORUZ”04 Aralık 2017
“81 İLDE ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”04 Aralık 2017
TÜTÜN AŞIMIZ EKMEĞİMİZDİR YASAKLAMAYIN20 Ekim 2017
SULU TARIM ŞART27 Haziran 2017
İSMAİL TÜRÜT: ÖMRÜM SİYASETTEN ÇEKTİ10 Aralık 2018
"MÜZİK EVRENSEL DEĞİLDİR"06 Şubat 2020
Özel Atak Lisesi Kurucu Müdürü Mustafa Yılmaz: ATAK'TA 7/24 SAAT EĞİTİM28 Şubat 2017
" Avrupa Birliği Ülkelerin İsteği Doğrultuda Makinelerle Üretim Yapıyoruz"27 Şubat 2017
İstanbul Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit: İSTANBUL BAHÇELİEVLER YOĞUN GÖÇ ALDI23 Aralık 2016
Halk Müziği Sanatçısı Âşık Gülabi: PARA EMEĞİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ04 Temmuz 2018
"DİNLEYİCİNİN ALKIŞI BİZİM GIDAMIZDIR/ SHOW PROGRAMLARI PARA İÇİN ÇOĞALDI"23 Aralık 2016

NEMRUT DAĞI ANIT MEZARI AÇILSIN MI?

AÇILSIN
AÇILMASIN

Sonuçlar
KALEM MEDYA | HABERLER | FOTO GALERİ | SAYFALAR | ANASAYFA
CH