KALEMMEDYA
FOTO GALERİ
GAZETELER
VİDEO GALERİ
KÜNYE
İLETİŞİM
  GÜNDEM      POLİTİKA      DÜNYA      EKONOMİ      EĞİTİM      SAĞLIK      RÖPORTAJ      YAŞAM      CİNE/MAGAZİN      SANAT      KİTAP      MUTFAK      SPOR   
 
Ana Sayfa > SANAT

Halk Müziği Sanatçısı Âşık Gülabi: PARA EMEĞİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ
04 Temmuz 2018
Bu haber 4286 kez okundu
Müzikseverlerin çok yakından tanıdığı, 50 yıldır müzik yaşamının içerisinde bulunan, bir çok sanatçının okuduğu türkülerde imzası olan, müzik dünyasına 55 albüm sığdıran, Halk Müziğinin ustası Aşık Gülabi, Kalem Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Orhan Karakaş'ın "Haberli Röportajlar" sayfasına konuk oldu.
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Müzikseverlerin çok yakından tanıdığı, 50 yıldır müzik yaşamının içerisinde bulunan, bir çok sanatçının okuduğu türkülerde imzası olan, müzik dünyasına 55 albüm sığdıran, Halk Müziğinin ustası Aşık Gülabi, Kalem Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Orhan Karakaş'ın "Haberli Röportajlar" sayfasına konuk oldu.
Türkülere ve Bağlamaya olan sevdasını, müzik hayatını ve albümleri hakkında Karakaş'a konuşan Aşık Gülabi, " Çok küçük yaşta bağlama ve türkü sevdası bana geldi. Yani o zamanlar 9 yaşındayım. Rahmetli babam iyi kötü saz çalardı. Sazının da perdesi yoktu, kendisi kara iplikten perde yapmıştı. Onunla başladım. Ve bu arada şunu belirteyim ben hiçbir yerden ders veya kurs almadım. Merakım vardı, sanatın sevdasıyla kendim öğrendim. Pir Sultan'a âşıktım. Pir Sultan'ın kitaplarını okuyarak, bu sazı öğrendim" dedi.
50 yıldır müzik yaşamının içerisinde yer aldığını ifade eden Aşık Gülabi, ilk plağını 1967 yılında yaptığını belirtti. Emektar sanatçılara hak edilen değerin verilmediğini kaydeden Aşık Gülabi, " Değer vermiyorlar. Özellikle günümüz için söylüyorum. Adam çıkıyor "kıl oldum abi, şu oldum abi" diyerek nerelere geliyorlar. Ama gerçekleri söyleyenler bir yere gelemiyorlar.
Bunun altında cehalet ve para yatıyor. Bakıyorsunuz adam türkü okuyamıyor, ama televizyonlarda boy gösteriyorlar" dedi. Karakaş'ın soruları ışığında Aşık Gülabi şunları söyledi:
OKUYUCULARIMIZ İÇİN SİZDEN HAYAT HİKÂYENİZİ DİNLEYEBİLİR MİYİZ? ÂŞIK GÜLABİ KİMDİR? BAĞLAMA, TÜRKÜ SEVDANIZ NE ZAMAN NASIL BAŞLADI?
Öncelikle bana bu röportaj imkânını tanıyarak okuyucularla buluşturduğunuz için Orhan Karakaş kardeşim şahsınızda Kalem Medya Grubu'na çok teşekkür ediyorum.
Ben aslen Çorum ilinin Sungurlu ilçesinin Çayan köyündenim.
Çok küçük yaşta bağlama ve türkü sevdası bana geldi. Yani o zamanlar 9 yaşındayım. Rahmetli babam iyi kötü saz çalardı. Sazının da perdesi yoktu, kendisi kara iplikten perde yapmıştı. Onunla başladım. Ve bu arada şunu belirteyim ben hiçbir yerden ders veya kurs almadım. Merakım vardı, sanatın sevdasıyla kendim öğrendim. Pir Sultan'a âşıktım. Pir Sultan'ın kitaplarını okuyarak, bu sazı öğrendim.
İLK PLAĞINIZI NE ZAMAN YAPTINIZ? MÜZİK HAYATINIZ KAÇ YIL OLDU?
Orhan kardeşim sen o zaman dünyada varmıydın yok muydun bilemiyorum ben 1967 yılında ilk plağımı yapmıştım. O gündür bugündür türkü dünyasında bağlama dünyasında hayatımızı devam ettiriyoruz. Dolayısıyla 50 yıl oldu müzik hayatım.
İLK YAPTIĞINIZ PLAK HANGİSİDİR? KAÇ TARİHİNDE MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTU?
1965 yılında Ankara'ya geldim. Ankara'da amcam vardı. Amcamın yanında bir süre kaldım. 12 gün inşatta çalıştım. 12 gün inşatta çalıştığımın parasıyla bir saz aldım. Rahmet diliyorum Halil isminde bir sazcı vardı bana çok emeği oldu.
Derken ilk plağımı 1967 yılında Ankara'da Şah Plakta yaptım. İlk plağımın adı da "Sefil Baykuş'tur". Bu tarih itibariyle de müzik severlerle dinleyicilerle buluştu. Çok büyük bir dinleyici kitlesi yakaladım.
50 YILLIK MÜZİK YAŞAMINIZDA KAÇ TANE ALBÜM YAPTINIZ? BU SÜREDE NELER YAŞADINIZ?
50 Yıllık müzik hayatımda 55 tane albüm yaptım. Tabi eskiden kaset vardı. Geç zaman biraz efendileşti herhalde şimdi albüm diyorlar. Yâda modernleşti albüm oldu. 55 albümü anlatırken buralara tırnaklarımızla geldik. Bilen bilir o dönemler reklam yok. Para yok. Sesiniz ve beceriniz neyse basamak basamak tırmanıyorsunuz. Böyledir bizim dönemimiz.
TIRNAKLARINIZLA BUGÜNLERE GELDİĞİNİZİ SÖYLEDİNİZ. BUGÜNE BAKTIĞINIZDA PİYASADA ALBÜM BOLLUĞUNUN OLMASINI VE TELEVİZYONLARDA ÇOK PROGRAMLARIN OLMASINI NASIL GÖRÜYORSUNUZ? MÜZİK ADINA İYİ Mİ? EMEK VAR MI?
Günümüzde parası olan birçok kişi, kötü sesi de olsa albüm yapıyor. Gazeteciniz Orhan kardeşim bilirsiniz, parası televizyonlarda programlar yapmaktadırlar. Böyle olunca da kalite düşüyor. Yani hı diyemeyen, türkü bilemeyen adamlar televizyonlarda şimdi boy gösteriyorlar. Aslına bakıldığında emek olmadan kimse bir yere varamaz. Bunlarınkini de ben kısa süreli geçici olarak görüyorum. Para emeğin önüne geçti. Ama diyorum ki Para emeğin önüne geçmemelidir. Ancak sesiyle, yorumuyla dinleyici toplayan, halkın beğenisini kazanan sanatçılarımıza da saygımız sonsuzdur.
İSTANBUL'DA MÜZİK YAŞAMINIZ NE ZAMAN BAŞLADI? TÜRKÜLERE VE BAĞLAMAYA DAİR YAŞAMINIZ NASIL SÜRÜYOR?
İstanbul'a 1975 yılında geldim. Elbette müzik yaşamım devam ediyor. Ankara'dan sonra İstanbul'a geldikten sonra da birçok albüm yaptım. Bir dönem cd'ler çıkmaya başladı. Hani dedik ya adı kaset idi, oldu albüm şimdi de cd oldu.
Yine derken İstanbul tabi ki çok büyük bir kenttir. Bu büyük kentte uğraş alanınız da farklı oluyor. Sahneler başladı. Özel davetiyeler, özel günler, televizyon programları, radyolara konuk olduk. Gazetelere röportajlar verdik. Zamanımızın önemli bir kısmı türkülerimizi söylemekle, bağlamamızı çalmakla geçti. Ve halen böyle yoğun geçmektedir. Ve de dostlarla bir araya gelmekteyiz.
GÜNÜMÜZDE EMEKÇİ SANATÇILAR, ÜRETKEN SANATÇILAR HAK ETTİKLERİ DEĞERİ GÖRÜYORLAR MI?
Değer vermiyorlar. Özellikle günümüz için söylüyorum. Adam çıkıyor "kıl oldum abi, şu oldum abi" diyerek nerelere geliyorlar. Ama gerçekleri söyleyenler bir yere gelemiyorlar.
Bunun altında cehalet ve para yatıyor. Bakıyorsunuz adam türkü okuyamıyor, ama televizyonlarda boy gösteriyorlar.
AŞIK GÜLABİ OLARAK HALK TARAFINDAN SEVİLİYORSUNUZ. SAZINIZLA TÜRKÜLERİNİZLE TOPLUMUN SESİ OLUYORSUNUZ. ŞUNU SORALIM; TÜRKÜ OKUYAN BAĞLAMA ÇALAN ÇOK SANATÇI VAR. HERKES AŞIK OLAMAYACAĞINA GÖRE NASIL ÂŞIK OLUNUYOR?
Bir kere türkülere ve bağlamaya yürekten sevgi verilmeli. Sevgi benim için çok yücedir. Ben inanıyorum ki yaradanın ismi sevgidir. Bizler sevgimizle türkülere ve bağlamaya aşık olmuşuz.
Bir başka şey, toplumun sorunlarını kendimize dert ediniyoruz. Toplumun veya halkın yaşanmışlığından, kültüründen türküler çıkarıyoruz. Yeri geldi mi doğaçlama olarak sazımızı çalıyor ve türkülerimizi söylüyoruz. Halkımız kendisini türkülerimizde buluyor.
HAYATINIZDA ÖNEMLİ BİR YERİ OLAN TÜRKÜLERİNİZ VAR MI? VARSA HANGİLERİDİR?
Tabiî ki var Orhan kardeşim. Ve şunu da belirteyim ki sorularınız çok harika. "Kalem seni kırarım" baştadır. Senin gazeten de Kalem, ne güzel. Ama bu türküde güzel kalemleri kırmıyorum, çirkin yazan kalemleri kırıyorum. Sonra "Dön gel bir tanem" "Sefil Baykuş" "Hapishane ranzaları" "Yılmaz Güney'e Ağıt" türküleri başta gelmektedir. 55 albüm yapmışım. Bu albümlerin içerisinde çok sayıda benim hayatımda ayrı yerleri olan türkülerim vardır.
TÜRKÜ EVLERİNE NASIL BAKIYORSUNUZ?
Türkü evlerine kesinlikle ben karşıyım. Ya oralarda türkü dinlenmiyor. Ben bir arkadaşımın açılışına gittim, birileri onu söyle bunu söyle deyip duruyorlardı. Baktım adamlar türkü dinlemiyor, okunan türküyü bir daha istiyorlar. Ya söyledim ya diyorsunuz. Eee şimdi sen böyle ortamlarda ve böyle dinleyicilerden ne anlarsın. Bu olmaz. En azından ben kabul etmiyorum. Başka bir şey adam benim türkümü yâda Mahsuni' Şerif'in türküsünü oyun havası gibi çalıyor. Oyun oynatıyor. Ben buna da karşıyım. Televizyon programında bile bunu söyledim, sakın ha türkülerimize bunu yapmasınlar dedim. Bu tarzda yaptıkları zaman müzikseverlere dinlemeyin diyorum.
YANIMIZDA TÜRKÜ SANATÇISI HAYDAR ULAŞ BEY VAR. SİZ TÜRKÜLERİN VE BAĞLAMANIN HOCASI OLARAK HAYDAR BEYİN SESİNİ, YORUMUNU NASIL BULUYORSUNUZ?
Haydar Beyi severim. Dinlerim de. Beni bilen bilir şimdiye kadar hiç kimseye yağcılık yapmadım yapmamda. Bir insan iyiyse iyidir kötüyse de kötüdür. Hiç kimseye bir yanlışım da olmamıştır. 50 yıldır müzik hayatımda böyleyimdir. Şunu söyleyeyim ki Haydar kardeşimin sesini seviyorum. Türkülerin hakkını veriyor.  
RÖPORTAJIMIZIN SONUNDA BİR ANINIZI OKUYUCULARLA PAYLAŞABİLİR MİSİNİZ?
O kadar çok anım var ki tarif edemem. Rahmetli Mahsuni Babayla İsveç'te konserimiz var. Sesim öyle bir tıkandı ki konuşamıyorum. Akşam program var sahneye de çıkacağız. Rahmetli bana dedi ki Gülabi Baba ben senden önce çıkayım, okuyabildiğim kadar okuyayım sana da söyleyebilirsen bir türkülük söyle, söyleyemezsen de Selamünaleyküm der çıkarsın. Baba söyledi söyledi türkülerin sonu geldi, tabi sahneden indi, çık dedi sahneye okuyabilirsen oku okuyamazsan da dostlar halim budur dersin dedi. Sahneye çıktım, sazı elime aldım, alan dolu coşkulu, sesimi bir deneyim dedim baktım sesim açıldı. Mahsuni baba dönüp bana good good diyor yani çok güzel oldu dedi. Bu benim için unutmayacağım bir anımdır. Çünkü Mahsuni Babanın ve bizleri dinlemeye gelenlerin sevgisi bana yansıdı diyorum. Bana ilham geldi. 


Facebook hesabınızla yorum yapın:




Veya Facebook'a bağlanmadan yorum yapın:

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer SANAT Haberleri

Başlık Tarih
 
Kadıneli Derneği Emeklerini Sergiledi27 Ağustos 2018
Konservatuar'da Yaz Kursları20 Ağustos 2018
12. DOĞU'DAN İSTANBUL'A KADIN ELİ SERGİSİ20 Mayıs 2018
"Asırlık Güfteler Unutulmaz Besteler 2-3-4" Albümleri İçin Tanıtım Gecesi18 Mayıs 2018
SANKO SANAT GALERİSİ’NDE LİTOGRAFİ SERGİSİ16 Nisan 2018
Hasan Mutlu “Dağlar”Inı Sanko Sanat Galerisi’nde Sergiliyor25 Mart 2018
RÖLYEF VE FİLOGRAFİ SERGİSİ 09 Mart 2018
"Resimlerimde Yapmak İstediğim Bugünkü Yaşamı Sorgulamak"20 Şubat 2018
ÖĞRENCİLERİN SAHNELEDİĞİ OYUN BEĞENİ TOPLADI08 Ocak 2018
“Dârü’l-Elhân’dan Günümüze İü Devlet Konservatuvarı Paneli” Ve “Dârü’l-Elhân 100. Yıl Kutlama Konseri”05 Aralık 2017
'Geçmiş Günümüzle Buluşuyor' Sergisi Anna Laudel Contemporary’de30 Eylül 2017
KOLEKSİYIONDA BULUNAN 22 SANATÇININ ESERLERİ, SANATSEVERLERİN BEĞENİSİNE SUNULDU29 Haziran 2017
PROF. DR. ZAFER GENÇAYDIN’IN RESİM SERGİSİ06 Haziran 2017
Bakırköylüler Derneği’nin Makriköy’den, Bakırköy’e Karma Sergisi Açıldı01 Haziran 2017
SANKO SANAT GALERİSİ’NDEKİ KATI’ SERGİSİ28 Şubat 2017

GAZETELER | VİDEO GALERİ
CH