KALEM MEDYA
HABERLER
FOTO GALERİ
KÜNYE
SAYFALAR
ANASAYFA
  GÜNDEM      POLİTİKA      DÜNYA      KENT HABERLERİ      EKONOMİ      EĞİTİM      SAĞLIK      RÖPORTAJ      KÜLTÜR/SANAT      KİTAP      SPOR      YAŞAM   
 
Ana Sayfa > RÖPORTAJ

YILANCI: KÂHTA'DA HİZMET HAMLESİ BAŞLATACAĞIM
07 Haziran 2018
Yıllardır siyasetin içerisinde bulunan, Kâhta'nın bilinen siyasetçilerinden Ömer Yılancı, KalemMedya'ya röportaj verdi...
Fontu Büyült Fontu Küçült 100%
Yıllardır siyasetin içerisinde bulunan, Kâhta'nın bilinen siyasetçilerinden Ömer Yılancı, KalemMedya'ya röportaj verdi. Kâhta'daki siyaset çalışmalarını yürüttüğü ve misafirlerini karşıladığı odasında KalemMedya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Orhan Karakaş'ı ağırlayan Yılancı, önemli değerlendirmelerde bulundu.
Bugün Kâhta için Değişimin Sesi olarak siyaset yaptığının altını çizen Yılancı, halkın göstermiş olduğu teveccühe karşı her zaman müteşekkir olduğunu ifade etti.
2019 seçimlerini çok önemsediklerini belirten Yılancı, "Çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor, temennimiz partimizin bu 3 seçimde de zaferle çakmasıdır" dedi.
2019 Yerel Seçimlerinde AK Parti'den belediye başkan aday adayı olduğunu söyleyen Yılancı, aday olup seçildiği takdirde, Kâhta'da bir hizmet hamlesi başlatacağını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın çok iyi bir lider olduğuna işaret eden Yılancı, "Sayın Erdoğan mazlumların sesidir. Sayın Erdoğan Türkiye'yi, halkını çok seviyor. Halktan aldığı desteği ülkesinin çıkarları için değerlendiriyor" dedi. Yılancı, Karakaş'ın soruları doğrultusunda şunları söyledi:
ÖMER YILANCI KİMDİR?
1971 Yılı Kâhta ilçesi Geldibuldu Köyü doğumluyum.
İlkokulu köyde okudum. Ortaokulu ve liseyi Adıyaman'da okudum.
Yükseköğrenimimi Yerel Yönetimler Bölümü'nde tamamladım.
Evli 3 çocuk babasıyım.
KARAKAŞ: ÖMER YILANCI'NIN SİYASİ HAYATI NEDİR?
Siyasi bir aileden geldiğim için çocuklu yaşlarımdan buyana kendimi hep siyasetin içerisinde buldum. Rahmetli babam (Halil Yılancı) rahmetli Özal'ın kurduğu Anavatan Partisi'nin ilçe başkanlığıyla aktif siyasete başladı. Bende hep babamın yanında durdum. Siyaset sahasında çok gezdik. Çok yoğun günler geçirdik. Kongreler, teşkilatlanmalar, toplantılar, istişareler, bilgi alış verişleri v.s. Artık siyaset genimize işledi desem yerindedir. Rahmetli babam yirmi ile yakın bir zaman Anavatan Partisi'nin ilçe başkanlığını yaptı. Bir dönem ise 1999 yılında Anavatan Partisi'nden Adıyaman ikinci sıra milletvekili adayı olmuştu. 2006 yılında merhum babam bir amansız bir hastalığa yakalanarak 2007 yılında aramızdan ayrıldı.
KARAKAŞ: SORUMLULUĞU ALDIĞINIZ GÜNDEN SONRA HAYATINIZDA NELER DEĞİŞTİ? AKTİF SİYASET NE ZAMAN BAŞLADI?
Merhum babam aramızdan ayrıldıktan sonra bende bir anda siyasetin ve büyük ailenin yükünü omuzlarıma aldım. Hayatım bundan sonra büyük sorumlulukla değişti. 2007 yılından sonra siyasete aktif olarak atıldım. Bu çerçevede 2007 yılında Anavatan Partisi'yle Demokrat Partinin Doğru Yol Partisi'nin birleşme süreci yaşanırken, bizde Anavatan Partisi'nin içerisindeydik. Ama Anavatan Partisi seçime girmeyince demokrat parti çatısı altında zamanın genel başkanı Sayın Süleyman Soylu ile beraber siyasete devam ettik.
2008 yılında Demokrat Parti'nin ilçe başkanlığına seçildim. 2009 yılında yapılan yerel seçimlerde belediye başkanlığına aday oldum. Aday olma noktasında ilk deneyimimdi. Girdiğimiz seçimlerde kazanamadık ama halkında takdir etmesiyle büyük bir sürprizle yüksek oranda oy aldık. Türkiye'de oy oranı anlamında pek de güçlü olmayan bir partide çok büyük bir oy oranı yakaladık. Halkın teveccühüydü. Kâhta halkına minnettarım.
Genç yaşımızda siyasete atılmış, aday olmuş ve o genç yaşta Kâhta bize güvenerek yaklaşık 5 bine yakın oy aldık.
KARAKAŞ: DEMOKRAT PARTİDEN AYRILMANIZ NASIL OLDU VE AK PARTİ'DE SİYASET HAYATINIZ NE ZAMAN BAŞLADI?
Doğrusu AK Parti halkın bağrında kurulan bir partidir. Bunu kesinlikle kabul ediyorum. Kuruluşundan bu yana AK Partiyle siyaset yapmak isterdim.  Ama konjonktür gereği, ilçenin siyasi yapısı gereği, AK Parti içerisinde bu güne kadar yer alamıyorduk. 2010 yılında yapılan referandumda kitlemizle yaptığımız görüşmeler neticesinde referandumda evet oy'u kullanma kararı aldık. Doğrusu o günün şartlarında olması gereken da buydu. Çünkü şu an cumhurbaşkanımız olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde girilen bir ilk anayasa değişikliği seçimiydi. Anlatıldığı şekliyle biz de o günkü şartlarda o değişime inandık. Anayasa değişikliğinde biz de referanduma evet dedik. Akabinde 2011 genel seçimler yapıldı. 2011 genel seçimlerinde evet kampanyasına destek verirken mensubu olduğum Demokrat Parti de hayır kampanyası başlatmıştı. Genel başkan da o zaman Sayın Cindoruk'tu. Bize bu konuda yanlış yaptığımızı söylediler. Yani bir siyasi hayatımızı gözden geçirmemizi söylediler. Biz de kendilerinin yanlış yaptığını söyledik. Aslında bizim yaptığımızın doğru olduğunu söylemiştik. Ve o arada ipler kopmuştu. Biz demokrat partiden o vesileyle ayrıldık. Akabinde 2011 genel seçimlerde AK Parti'ye katılmak için ve mensup olmak için milletvekili aday adaylığına müracaat etmiştik. Tabi bir temayül yoklaması yapımlaştı. İlk defa AK Parti'ye üye olmuştuk. Milletvekili genel seçiminde yapılan temayül yoklamasında beklenmeyen bir şekilde iyi bir destek aldık. Tabi mücadele ettik ama kısmet olmadı. AK Parti olarak Kâhta'da yine ciddi anlamda Adıyaman genelinde olduğu gibi yüzde seksenin üzerinde bir oy yakalayarak seçimi kazanmıştık. Ondan sonra 2014 yerel seçimlerinde mali idareler seçimlerinde yeni aday adayı olmuştuk ama kısmet olmadı.
KARAKAŞ: 2019 SEÇİMLERİ İÇİN BİR HAZIRLIĞINIZ VAR MI? NELER YAPIYORSUNUZ?
AK Parti çatısı altında siyasetimize devam ediyoruz. 2019 yerel seçimleri yaklaşıyor. Bildiğiniz gibi 2019 yılında 3 tane seçim yapılacaktır. Yerel Seçimler, Milletvekili Seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi, bizler bu 3 seçimi de çok önemsiyoruz. Kendi alanımızda partimizin bu seçimlerde zaferle çıkması için var gücümüzle çalışıyoruz.
KARAKAŞ: ÖMER BEY SİZE GÖRE SİYASET NEDİR? SİYASETE OLAN YAKLAŞIMINIZ VEYA ANLAYIŞINIZ NEDİR? AYRICA ÇOK GENÇ YAŞTA SİYASETE ATILMIŞSINIZ. SİYASETİN HAYATTA İYİ TARAFLARI İLE OLUMSUZ TARAFLARI NELERDİR?
Çok anlamlı bir soru sordunuz Orhan Bey. Doğrusu bu ülkeye çağ atlattığını düşündüğümüz merhum Özal'ın söylemleriyle biz siyaseti öğrendik. Kendisinin çok önemli hafızalarda yer edinmiş bir sözü vardı. Patenti merhum Özal'a aittir. "Halka hizmet hakka hizmettir" anlayışı ile hareket ediyoruz. Dolayısıyla biz bu söylemi kendimize şiar edindik. Çünkü halka hizmet gerçekten hakka hizmettir. Halka verilen değer aynı zamanda yaratıcısı olduğu insanın kendisi için yapılan hizmet anlamına geldiğine inanıyoruz. Ben şahsen siyaseti bu anlayış çerçevesinde yorumluyorum ve yine siyasete bu anlayış çerçevesinde yaklaşmaktayım.
Siyasetin avantajları ve dezavantajları çoktur. Yâda iyi tarafları ile olumsuz tarafları vardır. Zevkli yanları da vardır. Mutlu yanları da vardır. Ben özellikle şunu ifade etmek isterim. Gerçekten insanlara hizmet etmekten mutluluk alıyorum. Çünkü ben insanları seviyorum. İnsanlarla hasbıhal etmekten mutluluk duyuyorum. Bir de benim siyasi anlayışımda şu vardır: seçimden seçime siyaset değil, siyaset ya olsun ya da olmasın insanları çok sevdiğim için yılladır buradayım. Emin olunuz ben sürekli halkımla beraberim. Düğününde de, taziyesinde de varım. Bu benim, hepimizin insanlık görevidir. Dolayısıyla insanlarla biz bütünleşmiş durumdayız. Nüfusu yaklaşık seksen bine yaklaşmış bir ilçenin içerisinde siyaset yapıyoruz. Siyasi bir ilçedir. Evet, Türkiye'nin gündemine her zaman oturmuş, sosyolojik yapısıyla siyasi aktörler yetiştirmiş bir ilçenin evladıyız. Doğrusu burada yediden yetmişe şahsımı tanımayan kimse yoktur. Her gün günün yirmi dört saati telefonlarımız açık ve her gün insanlarla iletişim içerisindeyiz. Bu güne kadar şahsıma ve aileme siyasetin maddi bir katkısı asla olmamıştır. Ama ona rağmen insanlara değer vermenin ölçüsü olarak hizmet bildiğim için siyaset yapıyorum. Siyaset bizim için hizmet yapmamıza amaçtır. Bu anlamda siyasetimize devam ediyoruz.
Tabi sorduğunuz manada dezavantajları mutlaka vardır. Rahmetli babam yirmi yıl iktidar partisinin ilçe başkanlığını yaptı. Ben de yıllardır iktidar partisinin içerisindeyim. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki bizi takip eden insanların da bu konuya özellikle dikkat etmelerini rica ediyorum. Siyasetin olumsuz tarafı şudur ki siz siyaset yaptığınız için rakipleriniz tarafından sürekli bir eleştiri bombardımanı altındasınız. Şunu iddia ediyorum siyasette var olduğumuz süre içerisinde belgeli, resmi bilgili bizimle ilgili ben dâhil ama sadece ben değil ben babamın siyasi hayatına da kefilim, siyasi hayatımızın içerisinde olumsuz bir şekilde imza attığımıza dair bir belge çıkarılsın ben bugün siyaseti kesin bırakmaya hazırım. Ama bununla birlikte doğrusu hiçbir olumsuz tarafına bulaşmadığımız halde bazen rakipler tarafından acımasızca eleştirildiğimi görürüm. Aslında siyasette eleştiri vardır. Yani bunu kabul ederim. Ama iftira ve haksızlık olmamalıdır. Yol göstermek anlamında eleştiri olabilir. Kişilik haklarına saygı göstererek eleştiri olabilir. Bir de demin söylediğim gibi Kâhta önemli bir ilçe. Burada mevcut siyasi yapıyı bilirsiniz. Yıllardan beri hep kavga ve kutuplaştırma üzerine siyaset yapıldı. Ben bundan rahatsızım. Ben siyasetin kavga ve aracı olmadığını düşünüyorum. Siyaset demokratik bir ortamda yapılır. İnsanlara hizmet aracı olarak kullanılır diye düşünüyorum. Ama birileri sadece iktidara gelebilmek için koktuklara sahip olmak için toplumu kutuplaştırıyor. Kutuplaştırma üzerinde zaman zaman istenmeyen olaylar da yaşanabiliyor. Şahsen benim hayatımda hiçbir zaman koltuk uğruna ne kavga ne de kutuplaşmaya gitmişim. Bu konuda özen gösteriyorum. Her şeye rağmen sonuçta bizler insanız. Rabbimiz bizlere bir vicdan vermiş. Koltuğa sadece yapışabilmek için sadece oturabilmek için siyasi rand devşirmek için bence insanları alet etmemek lazım. Bunu siz siyasetçiler olarak çıkarsınız fikirlerinizi topluma arz edersiniz. Dolayısıyla uzun yıllara dayanan siyasi hayatımızda hep bu çizgide durduk. Eğer bir noktada vatandaş zarar görecekse ben orada değilim. Her zaman vatandaşın toplumun menfaatine hizmet eden bir anlayışa sahibim.
KARAKAŞ: BİZE BİRAZ KÂHTA'YI ANLATIRMISINIZ? KÂHTA SİZİN İÇİN NE ANLAM İFADE EDİYOR?
Kâhta bizim önem arz eden bir ilçedir. 4 mevsimin yaşandığı, doğal çevresinin geniş olduğu, içerisinde tarihin olduğu bir ilçedir. Yer altı ve yer üstü zenginlik kaynakları boldur. Dünyanın 8. Harikası Nemrut Dağı ilçemiz sınırları içerisinde bulunmaktadır.
Kâhta'yı seviyoruz. Kâhta'nın insanları cana yakındır. Bölgenin kültürel yapısı itibariyle biliyorsunuz ki bir farkımız var. Sosyal ilişkiler iyidir. Yani günün on iki saatini insanlarla geçiriyorum ben. Yani gündüz gece on ikiye kadar. Sürekli insanlarla muhabbet halindeyiz. Yani onun dışında benim yaptığım bir şey yok. İnsanlar değer veriyorlar. Biz insanları seviyoruz. Değer veriyoruz. Yani insanları hizmet etmekten mutluluk duyuyoruz. İnsanlara yardımcı olmaktan mutluluk duyuyoruz. İnsanlarımız da bunu hak ediyor çünkü cana yakınlar. Kültürümüz, örf ve adetlerimiz çok güzeldir. Bu çerçevede insanlarımızla olmaktan mutluyuz. Bu insanlar gerçekten her şeyi hak ediyor. Belki hak ettiğimiz noktada değiliz ama şunu söyleyeyim, 2002 yılından bu yana kurulan AK Parti'mizin başında bulunan Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ekibiyle birlikte ülkemize kazandırdıkları çok hizmetler vardır. Bununla birlikte son 15 yıldır çok ciddi hizmetlerin yapıldığını görüyorum.
KARAKAŞ: ŞU AN BU RÖPORTAJI SİYASET ÇALIŞMALARINIZI YÜRÜTTÜĞÜNÜZ VE DE MİSAFİRLERİNİZİ AĞIRLADIĞINIZ VE ADI MİSAFİR ODASI DİYE BİLİNEN YERDE YAPIYORUZ. MİSAFİRLERİNİZLE DOLUP TAŞAN VE SOHBETLERİN YAPILDIĞI BİR MEKÂNDIR. UZUN YILLARDIR YAŞATMIŞ OLDUĞUNUZ BU ODA KÜLTÜRÜ İLE İLGİLİ NELER ANLATMAK İSTERSİNİZ? ÖNEMİ NEDİR?
Orhan Bey sizin de arz ettiğiniz gibi burası bir misafir odasıdır. Evimizdir. Evimizde misafir ağırlıyoruz. Aslında bize dedelerimden kalan bir hatıradır. Bizler bu kültürün içerisinden geliyoruz. Bu siyasetle alakalı değildir. Ben hayatımı yirmi şaşına kadar köyde geçirdim. Yirmi yaşından sonra ilçeye göç etmek zorunda kaldık. Atatürk barajı nedeniyle köyümüz sular altında kaldı. Bizim köyümüz Şanlıurfa-Adıyaman sınırında kuruluydu. Birçoğunun bildiği gibi köprübaşındaydı. Fırat'ın dibinde doğu ile batıyı birbirine bağlayan noktada idi. Benim anlattığım yıllar yetmişli ve seksenli yılladır. Tabi yetmişli yıllarda bugünkü gibi araç ve gereçler yoktu. Şimdi yetmişli ve seksenli yıllarda rahmetli Özal ile birlikte başladı her vatandaşın araç sahibi olması. Fakat yetmişli yıllardan seksenli yılların sonuna kadar insanlarımız hep merkeple hayvan sırtında yüklerini taşırlardı. Gelip Şanlıurfa'ya, Siverek ilçesine, Kâhta'ya giderlerdi. Yine bizim köyde o zaman rahmetli dedemin misafir odası vardı. Her akşam mutlaka on beş ile yirmi beş kişi arasında misafirimiz olurdu. Hayvanlarla gelirlerdi. Çünkü bir günde direk köyden çıkıp şehre yetişmeleri imkânsızdı. Sabah köylerinden çıkarlardı. Akşam köyümüze gelip kavuşurlardı. Akşam vakti misafirlerimize yemek verirdik. Gece geç saatlere kadar oturur sohbet ederdik. Sabahın beşinde kahvaltılarını verirdik. Ardından misafirlerimizin yüklerini hep beraber yükler, ondan sonra uğurlardık. Ertesi günümüz de yine aynı şekilde geçerdi. Şimdi bu misafir ağırlama geleneği dedemden kalmadır. Daha sonra tabi biz şehre yerleştikten sonra aynı kültürü burada devam ettirdik. Sürdürüyoruz. Rahmetli babamın yine misafir odası vardı. Misafir ağırlardı aynı şekilde devam ederdi. Şu anda da dediğim şekilde yani hayatı omzuma aldıktan sonra 2007 yılından bu yana da ben de aynı şekilde misafir kabulüne devam ediyorum.
Dediğim şekilde toplumun her katmanıyla birlikte olduğumuz için bunu sosyal anlamda da kültürel anlamda da bu odanın varlığını değerlendirmek istiyoruz. Sizin de demin arz ettiğiniz gibi geçen İstanbul'dan aramızda Murat Yücetürk isminde değerli bir misafirimiz vardı. Kendisi birikimli bir insandır. İki üniversite mezunudur. İlahiyatçı kimliği de vardır. Misafirlerimize panel veya konferans şeklinde bir sunumda bulundu. Yani kendisi üç saat boyunca buradaki misafirlerimize sosyal medyanın olumlu ve olumsuz yanlarını anlattı. Doğrusu ben de zevkle dinledim. Misafirlerimiz de zevkle dinledi. Tabi onun dışında zaman zaman toplumun içerisinde geçmişi bilen yaşlı insanlarımız gelip oturur. Cemaate bilgi birikimlerini anlatırlar. Anılarını paylaşırlar. Yaşadıklarını anlatırlar, geçmişi anlatırlar. Birikimlerini yeni nesle aktarırlar. Sadece onlarla değil bazen siyasi büyüklerimiz de geliyor. Bazen bürokrasiden de gelen dostlarımız oluyor. Zaman zaman işte vatandaşlarımızla birlikte bu odada oturup fikir alışverişi şeklinde sohbetlerimiz oluyor.
KARAKAŞ: HEP VURGULUYORSUNUZ SİYASET HAYATINIZDA TÜRKİYE'YE DAMGASINI VURAN ÜÇ LİDER VARDIR DİYE. BİR BUNUNLA İLGİLİ SİZLERİ BİRAZ DİNLEMEK İSTERİM. İKİNCİSİ DE SAYIN ERDOĞAN'IN DURUŞU HAKKINDA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Evet, Orhan Bey her zaman söylüyorum. Türkiye'ye damgasını vuran üç lider vardır. Bunlar Rahmetli Menderes ile Rahmetli Özal ve bugün yaşan liderimiz Sayın Recep Tayip Erdoğan'dır.
Odalarda veya bürolarda bu üç liderin resimlerini yan yana görürüz. Halkın adamları diye nitelendirilmektedirler. Bu üç liderle siyaset yapmış bir ailenin mensubu olarak şunu söylemek isterim, şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 2001 de kurulmasıyla birlikte Türkiye yeni bir devir yaşamaktadır. 2002 yılında iktidara tek başına gelen AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında hizmete başladı. Aradan yaklaşık on yedi yıl geçti. Türkiye'ye hizmet anlamında büyük çağ atlattılar. Hizmetin dışında da bu dönem içerisinde şöyle bir şeye şahit oluyoruz. Sayın Recep Tayyip Erdoğan bildiğiniz gibi şu anda Türkiye cumhuriyeti lideridir. Ortadoğu'da da lider olarak kabul edilmektedir. İslam Coğrafyasında önemli bir yeri vardır. Şu anda liderimiz sadece Türkiye'ye değil tüm dünyaya hitap ediyor. Bununla birlikte şu anda Türkiye gerçekten güçlü bir duruma geçti. Yani geçmişi biliyoruz. Geçmiş iktidarları da biliyoruz. Ama günümüzde liderimiz şu anda gerektiğinde Avrupa'ya, gerektiğinde Amerika'ya karşı başını dik tutabilecek konuma gelmiş biridir. Kesinlikle ülkesinin çıkarlarını ve özellikle İslam coğrafyasının çıkarlarını savunabilecek durumdadır. Şu anda da ciddi bir mücadelenin içerisindedir. Sayın Recep Tayyip Erdoğan sadece Türkiye'yi değil Ortadoğu'yu da savunur durumdadır. Çünkü Amerika özellikle bu Ortadoğu coğrafyasında yeni bir harita oluşturmak istiyor. Ve bizler de doğrusu vatandaşlar olarak bundan rahatsızız. Ama çok şükür ki Recep Tayyip Erdoğan gibi dirayetli ve güçlü bir lider buraya pirim vermiyor.
Biz de 15 Temmuz'da olduğu gibi zaten bu millet dünya tarihinde destan yazmış bir millettir. 15 Temmuz'da tanklara toplara karşı duran bir millettir. Darbe girişimini bertaraf eden bir millettir. Doğrusu bu milletin yüzde ellisinden fazlası uzun yıllardan beri Sayın Erdoğan'a destek veriyor. Sayın Erdoğan da bu desteği çok güzel şekilde kullanıyor. Mesela örnek verebilirsek Kudüs meselesiyle ilgili. Aslında Amerika İsrail'in başkenti olarak Kudüsü ilan etti ama Recep Tayyip Erdoğan'ın sesini yükseltmesiyle birlikte, aslında bizden daha önce sesini yükseltmesi gereken Ortadoğu'da başka ülkeler olması gerekirdi fakat onlar seslerini yükseltmediler. Sayın Recep Tayyip Erdoğan buna öncülük ederek İslam ülkelerini Türkiye'de toplayarak buna karşı bir deklarasyon yayınlandı. Akabinde birleşmiş milletler genel kurulu toplandı ve bununla ilgili bağlayıcı bir karar olmazsa bile bir karar aldılar. Yüz yirmi altı küsur ülke Amerika birleşik devletlerinin aldığı bu karara karşı olumsuz bir oy kullandılar. Bu da tarihe geçti. Bu da gerçekten Erdoğan'ın önderliğinde başlatılan bir girişimin sonucudur. Cesaretin sonucudur. Biz bu konuda liderimizi takdir ediyoruz. Rabbim kendisine de partisine de güç kuvvet versin. Ülkemizin şu anda AK Partiye de liderimize de ihtiyacı var. Biz buna inanıyoruz. Bu düşünceler çerçevesinde gücümüzün yettiği kadarıyla 2019 seçimlerini önemsiyoruz. 2019 seçimlerinde başkanlık seçimlerine geçilecek biliyorsunuz. Burada yeniden Türkiye'nin başına devlet başkanı olarak Recep Tayyip Erdoğan'ı seçmek için var gücümüzle çalışacağız Allahın izniyle.
KARAKAŞ: ZAMAN ZAMAN TAKİP EDİYORUZ, GENÇ YAŞINIZA VE GENÇ SİYASETÇİ KİMLİĞİNİZLE BİRÇOK BARIŞ ORTAMINA VESİLE OLUYORSUNUZ. KÜSKÜNLERİ BARIŞTIRIYORSUNUZ. NASIL BİR DUYGUDUR? 
Bu noktada gerçekten bir barışa vesile olduğum zaman kendimi çok mutlu huzurlu hissediyorum. Bölgemizin kanayan sorunlarından biridir. Özellikle genç yaşımda bu işin içerisine girdikten sonra ben de bazen gerçekten acaba ben miyim diye kendi kendime soruyorum. Çünkü yaşımız genç olması sebebiyle genelde barış noktalarına yaşlılarımız girerdi ama genç yaşımızda demek ki insanların teveccühü takdiriyle biz davet ediliyoruz. Cinayet olayları dâhil olmak üzere bugüne kadar herhalde sayısını hatırlayamıyorum ama iki yüz civarında olayın içerisine girip barışla sonuçlandırmışız. Tabi kesinlikle uzlaşı kültürüne dayandığı için felsefemiz bu konuda başarılı oluyoruz. Ben buna bağlıyorum. Eğer özünde özümsememişseniz bu konuda başarılı olamazsanız. Aracı olduğum dereye girdiğim olayların hepsi hemen hemen barışla sonuçlanmıştır. Çok mutlu oluyorum, çünkü manevi bir mutluluk yaşıyoruz. Çünkü Allah katında ne kadar makbul ve geçerli olduğu biliniyor. Demek ki bize güveniyorlar. Bu konuda bizim uzlaşmacı yönümüzü takdir ediyorlar. Bu konuda bizleri davet edip barış ortamına girmemizi istiyorlar. Bu konuda ben özellikle halkımıza teşekkürlerimi şükranlarımı iletmek istiyorum.
KARAKAŞ: RÖPORTAJIMIZIN SONUNDA HALKA NELER SÖYLEMEK İSTERSİNİZ?
Halkımıza özellikle şu konuda çağrıda bulunmak istiyorum. 2019 başkanlık seçimi bizim için, ülke için büyük önem arz ediyor. Ve özellikle mazlum Müslüman halkı için büyük önem arz ediyor. Bu konuda gerçekten çok çalışmamız lazımdır. Bu partiye ve bu parti liderine sahip çıkmamız lazım. Bu konuda biz çalışmalarımızı devam ettiriyoruz siyasetçi olarak.
Kâhta halkına şu konuda seslenmek istiyorum. Başkanlık seçiminden önce önümüzdeki yıl Mart ayında yerel seçimler var. Ben de bildiğiniz gibi AK Parti'de aday adaylarından biriyim. Benim dışımda da aday adayı arkadaşlarımız çıkacaktır. Şu anda da ismi geçenler vardır. Tüm bu arkadaşlarımıza da başarılar diliyorum. Hepsi bizim kardeşimizdir. Biz hepsini seviyoruz. Ama demokratik bir ortamda herkes şansını denemek istiyor. Bu konuda da bende şu ana kadar siyasete katkısı ve hizmeti olan biri olarak kendi şansımı yeniden denemek istiyorum. Bugüne kara birçok insanı denedik. 2019 da kısmet nasip olursa adaylık tercih edilirse seçilirsem bu ilçede ciddi anlamda değişikliğe gitmek istiyorum yani hizmet anlamında. Genel anlamda milletvekillerimize teşekkür ediyoruz. Ancak yerelde ilçemize bir hizmet sıçraması yaşatmayı düşünüyorum. Ayrıca onunla birlikte uzlaşma kültürünü ilçeye yerleştirmek istiyorum. Barışı hâkim kılmak istiyorum. Seçildikten sonra bir tarafı değil herkesi vatandaşın yüzde yüzünü kucaklamak istiyorum. Herekse eşit hizmet göstermek istiyorum. Belediyenin kapısının bütün vatandaşlara açık olmasını sağlayacağım. Kâhta merkezin hizmete ihtiyacı var. Hak ettiği noktada değil. Ben aslında vatandaşlarıma şunu hatırlatmak istiyorum. Ben bir dönem talebinde bulunuyorum. İkinci dönemin hesabını yaparak siyaset yapmak istemiyorum. Diyorum ki bir dönem nasip kısmet olursa ben bütün birikimimi bu noktada harcayacağım hizmet anlamında. Zaten halk takdir ederse kendisi seçer. Bu konuda vatandaşlarımızın bana güvenmesini istiyorum. Sizlerin aracılığıyla yeni yılın hayırlı olmasını temenni eder, aziz halkımıza saygılarımı sunuyorum.



Yorum Yapın

Rumuz veya Ad/Soyad*
E-posta*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)
Yorum*


(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 

Diğer RÖPORTAJ Haberleri

Başlık Tarih
 
KARADAĞ: SPOR, SAĞLIK DEMEK01 Ekim 2021
"BİZ YERİMİZDE SAYDIK"30 Ağustos 2021
LAURENTIUS YAYIN HAYATINA BAŞLADI27 Temmuz 2021
"Sevginin Olmadığı Yerde Müzik Olmaz"19 Mayıs 2021
"ETİK GAZETECİLİK YAPILMALI"03 Mayıs 2021
KEMENÇE VE MÜZİK27 Nisan 2021
KALBİMİZ VE DAMARLARIMIZ27 Nisan 2021
DÜNYA MARKASI YOLUNDA EMEK VERİYORUZ14 Nisan 2021
BOZKURT: YARARLI İŞLER YAPMALIYIZ06 Mart 2021
ÖZÇELİK: MATEMATİK İLE MÜZİK İÇ İÇEDİR01 Mart 2021
"ZENGİNLİKLERİMİZ VAR"28 Şubat 2021
"BİR ÇOK ALANDA SIKINTILAR YAŞADIK"15 Ocak 2021
"GERGER GERİ KALMIŞTIR"14 Ocak 2021
KARLI:HERKESE GÖREV DÜŞÜYOR05 Ocak 2021
"SAHA MÜCADELESİ ÇOK ÖNEMLİ"13 Aralık 2020
AV. DOĞAN: TESPİT VAR ÇÖZÜM YOK10 Aralık 2020
"BİLGİÇ: YAPISAL DEĞİŞİMLER OLMADAN..."07 Aralık 2020
"KAHRAMANLARI ÖDÜLLENDİRMELİYİZ"30 Eylül 2020
SON GÜN 30 EYLÜL21 Eylül 2020
"KORONAVİRÜSLE MÜCADELEDE BAŞARILIYIZ"21 Eylül 2020
ALTYAPI ÇOK ÖNEMLİ15 Ağustos 2020
"DENGESİZLİK DOĞACAK"25 Temmuz 2020
"AMAÇ BAROLARIN SESİNİ KESMEK"25 Temmuz 2020
"ÜRETİM VE TEKNOLOJİ ÖNEM KAZANDI"22 Temmuz 2020
AŞAMAYACAĞIMIZ BİR ENGEL YOKTUR13 Şubat 2020
"PİŞMAN OLACAĞIM BİR İŞE GİRMEM"06 Şubat 2020
ÖNCE İŞ06 Şubat 2020
EĞİTİME ÖNEM VERMELİYİZ05 Şubat 2020
"DEMOKRASİYE İHTİYAÇ VAR"06 Şubat 2020
"TANITIMDA BAŞARAMADIK"25 Ocak 2020
"KÜLTÜR VE TURİZM OLMALIDIR"25 Ocak 2020
"YANLIŞLARDAN DÖNÜN"05 Şubat 2020
TURİSTİK KÖY ESKİ KÂHTA'DAN BAŞLAYAN...10 Aralık 2019
"2020'DE ERKEN SEÇİM OLABİLİR"14 Kasım 2019
"GEZGİN ORHAN KURAL'I ANLATTI"28 Temmuz 2019
"YAŞARKEN DEĞER BİLİNMELİ"03 Temmuz 2019
Altınşehir'e Lukianos Parkı 14 Temmuz 2018
TÜM DÜNYA BİZİM SEÇİMLE İLGİLENİYOR18 Mayıs 2018
"NEMRUT TURİZMİ CANLANDIRILMALI"22 Şubat 2018
"BİZ ASLA ETNİK KİMLİK ÜZERİNDEN SİYASET YAPMIYORUZ"15 Ocak 2018
"İL BAŞKANI OLACAKSIN DENİLDİ"05 Aralık 2017
“TÜTÜN KONUSUNUN ÇÖZÜMÜ İÇİN ÇABA VERİYORUZ”04 Aralık 2017
“81 İLDE ÇALIŞMALAR YAPIYORUZ”04 Aralık 2017
TÜTÜN AŞIMIZ EKMEĞİMİZDİR YASAKLAMAYIN20 Ekim 2017
SULU TARIM ŞART27 Haziran 2017
İSMAİL TÜRÜT: ÖMRÜM SİYASETTEN ÇEKTİ10 Aralık 2018
"MÜZİK EVRENSEL DEĞİLDİR"06 Şubat 2020
Özel Atak Lisesi Kurucu Müdürü Mustafa Yılmaz: ATAK'TA 7/24 SAAT EĞİTİM28 Şubat 2017
" Avrupa Birliği Ülkelerin İsteği Doğrultuda Makinelerle Üretim Yapıyoruz"27 Şubat 2017
İstanbul Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit: İSTANBUL BAHÇELİEVLER YOĞUN GÖÇ ALDI23 Aralık 2016
Halk Müziği Sanatçısı Âşık Gülabi: PARA EMEĞİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ04 Temmuz 2018
"DİNLEYİCİNİN ALKIŞI BİZİM GIDAMIZDIR/ SHOW PROGRAMLARI PARA İÇİN ÇOĞALDI"23 Aralık 2016

NEMRUT DAĞI ANIT MEZARI AÇILSIN MI?

AÇILSIN
AÇILMASIN

Sonuçlar
KALEM MEDYA | HABERLER | FOTO GALERİ | SAYFALAR | ANASAYFA
CH